Kaz Dağları Gezilecek Yerler ( İda Dağı Bizi Biraz Üzdü)
Kaz Dağları Gezilecek Yerler
→ Ne İşin Var Oralarda Ekibi Güncellendi: ♥ 16 Temmuz 2025
Herkese merhabalar! Hoş geldiniz, iyi ki geldiniz!
Kaz Dağları’nı ziyaret ettiğimizde kendimizi gerçekten çok şanslı hissettik.
Her şeyden önce bu topraklar bize çok iyi geldi; umut verdi, enerji verdi.
Bazı gördüğümüz şeyler bizi üzse de, yine de bu toprakların dünyanın en güzel yerlerinden biri olduğuna inanıyoruz.
ZEYTİN AĞACI KESİLİRSE UMUT DA KURUR…
Binlerce yıl boyunca insanlığa hayat veren, “ölmez ağaç” olarak bilinen zeytin ağacı, bugün de şifa kaynağı olmaya devam ediyor.
Dünyanın en faydalı meyvelerinden biri olan zeytinin faydalarını saymakla bitiremeyiz. Doğanın ve insanlığın, “ÖLMEZ AĞAÇ”a her zamankinden daha çok ihtiyacı var.
Kaz Dağları gezimiz sırasında karşılaştığımız manzaralar ise bizi derinden üzdü.
Lütfen, hiçbir ağacı kesmeyelim; doğaya zarar vermekten kaçınalım.
Bu konuya değinmeden geçmek, bu yazının anlamını yitirmesi demek olurdu.
Kaz Dağları Gezi Rotası
Kaz Dağları'nda Görülmesi Gereken Yerler
Haritada ”Turuncu” olarak işaretlidir.
1.GÜN
1) Çanakkale Kahramanı Koca Seyit’in Köyü (Havran)
2) Hasanboğuldu Şelalesi
3) Kavurmacılar Köyü ( Sarıkız Efsanesi)
4) Çamlıbel Köyü
5) Tahtakuşlar Köyü ( Etnografya Müzesi)
2.GÜN
6) Mıhlı Çayı Taşköprü
7) Altınoluk Cam Teras
8) Kazdağı Milli Parkı Şahindere Patikası
9) Zeus Altarı
10) Adatepe Köyü
11) Yeşilyurt Köyü
Restaurant - Kafe - Barlar
Haritada ‘‘Yeşil” olarak işaretlidir.
Edremit Körfezi'nde Denize Girilecek Yerler
- Kuzey Ege Asos
- Kadırga Plajı
- Ayvalık Sarımsaklı Plajı (Biraz uzak ama favorimiz)
- Altınoluk mavi bayraklı plajlar
Çanakkale’nin Kahramanı Koca Seyit’in Havran'daki Anıt Mezarını Ziyaret Edin
Balıkesir’in doğal güzellikleriyle öne çıkan Edremit Körfezi’ne doğru ilerlerken, ilk rotamızı Kaz Dağları’na varmadan önce Havran yönüne çevirdik. Kaz Dağları köylerini keşfetmeden önce, bölgedeki otantik dokusunu hâlâ koruyan Havran köylerini görmek istedik. Bu köylerde zaman adeta durmuş gibiydi; henüz ne modern villalar yükselmiş, ne de maden arama faaliyetleri doğaya zarar vermeye başlamış. Gerçek anlamda sessiz, sakin ve doğal kalmayı başarmış köyler, Kaz Dağları’ndaki gezilecek yerler arasında özgün bir konuma sahip.
Havran Balıkesir ilçe merkezinden Koca Seyit Köyü yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta. Yol boyunca sizi Kaz Dağları’nın eteklerinden süzülen doğa manzaraları karşılıyor. Köye vardığımızda, Çanakkale Savaşı’nın efsanevi kahramanı Koca Seyit’in anıt mezarını ziyaret ettik. Burası sadece bir mezar değil; bir halkın direnişini ve cesaretini temsil eden simgesel bir yer. Koca Seyit Anıt Mezarı, bizi derinden etkileyen, duygu yüklü bir ziyaret oldu.
Kocaseyit Köyü, aynı zamanda Edremit Körfezi’ne bakan bir yamaçta yer aldığı için manzara da son derece etkileyici. Anıt mezarın içinde küçük bir müze bulunuyor. Müzenin içinde Çanakkale Savaşı’nı yansıtan heykeller, bilgi panoları ve dönem canlandırmaları yer alıyor. Bu deneyim, hem tarihî bir bilinç kazandırıyor hem de Koca Seyit’in fedakârlığını daha derinden anlamamıza yardımcı oluyor.
- Kocaseyit Anıt Mezarına giriş ücretsiz.
- İçeride yer alan müzenin Cumartesi ve Pazar günü açık olduğunu söylediler.
Hasanboğuldu Göleti ve Sütüven Şelalesi
Hasanboğuldu, Kaz Dağları’nın en bilinen ve en çok ziyaret edilen doğal noktalarından biridir. Edremit Körfezi’ne yolu düşen hemen herkes, bu efsanevi gölet ve şelaleyi görmek ister. Doğayla iç içe bu alan, özellikle yaz aylarında yerli turistlerin akınına uğruyor.
Hasanboğuldu Şelalesi, adını yörede anlatılan hüzünlü bir aşk hikâyesinden alıyormuş. Bölgeye vardığınızda sizi önce Hasanboğuldu Göleti, ardından kısa bir yürüyüşle Sütüven Şelalesi karşılıyor. Şelalenin çevresi doğal yürüyüş parkurları, gölgeli alanlar ve piknik masalarıyla çevrili. Burada piknik yapmak mümkün, ancak çok popüler bir nokta olduğu için biz ziyaret ettiğimizde oldukça kalabalıktı. Eğer sakinlik arıyorsanız, sabah erken saatlerde gelmenizi veya hafta içi ziyaret etmenizi öneririz.
Hasanboğuldu Giriş Ücreti 2025 :
- Hasanboğuldu Yaya Girişi : 60 TL
- Araba ile giriş 180 TL
- 07.30 – 19:00 Saatlerinde açık.
Kaz Dağları’nda Bir Efsane: Sarıkız ve Kavurmacılar Köyü
Sarıkız Efsanesi, yalnızca bir halk hikâyesi değil; toplumun bireyi nasıl yargıladığını, özellikle kadınlar üzerindeki ahlaki baskının ne denli yıkıcı olabileceğini gösteren derin bir kültürel aynadır.
Sarıkız Efsanesi Nedir?
Sarıkız, Kaz Dağları eteklerinde yaşayan, güzelliğiyle dikkat çeken, ahlaklı ve inançlı bir genç kızdır. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babasıyla birlikte sade bir köy hayatı sürdürmektedir. Bir gün babası hac ibadetini yerine getirmek için köyden ayrılır ve Sarıkız’ı yalnız bırakır. Genç yaşta, tek başına yaşayan bir kadının köyde dikkat çekmesi uzun sürmez.
Bazı köylüler, onun namusuna iftira atar. Ne yazık ki söylentiler kısa sürede büyür. Hacdan dönen baba, kızına güvenemeyip bu söylentilere inanır. Toplum baskısı ve kendi iç huzursuzluğu içinde, Sarıkız’ı Kaz Dağları’nın zirvesine — bugünkü adıyla Sarıkız Tepesi’ne — bırakır.
Aradan zaman geçer. Baba, kızının yaşayıp yaşamadığını merak ederek tekrar zirveye çıkar. Orada, kızının çoktan yaşamını yitirdiğini ama doğayla uyum içinde, hayvanlarla dost olarak yaşadığına dair çeşitli izler olduğunu görür. Pişmanlık ve acı içinde köyüne döner. Sarıkız’ın hikâyesi zamanla halk arasında yayılır ve bugün hâlâ anlatılan bir efsaneye dönüşür. Onun adı dağlara, köylere, zirvelere verilir.
Sarıkız’ın Köyü Kavurmacılar Bizi Çok Üzdü...
Kavurmacılar Köyü’ne vardığımızda açıkça söylemek gerekirse hayal kırıklığına uğradık. Her ne kadar ismi hâlâ “köy” olarak geçse de, karşımıza çıkan manzara geleneksel bir köy atmosferinden oldukça uzaktı. Ne özgün mimari, ne doğal doku, ne de geçmişin izlerini taşıyan bir sokak… Maalesef her yanı betonarme yapılar, lüks villalar ve plansız inşaatlar kaplamış.
Böylesine manevi ve kültürel açıdan önemli bir hikâyeye ev sahipliği yapan bir yerde, bu görüntülerle karşılaşmak gerçekten bizi derinden üzdü. Sarıkız’ın ismiyle anılan, efsanenin doğduğu topraklarda doğallığın böylesine tahrip edilmiş olması, yalnızca doğaya değil, hafızaya da zarar veriyor.
Köyün biraz ilerisinde küçük bir kafe bulunuyor. Burada oturup Edremit Körfezi’ne karşı bir çay içebilir, manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Ancak biz, köyün bu halini görünce daha fazla kalmak istemedik ve yolumuza devam etmeyi tercih ettik.
Çamlıbel Köyü de Bizim Gibi Sizi de Biraz Üzebilir…
Gönül isterdi ki bu satırlarda yalnızca Kaz Dağları’nın doğasını, huzurunu ve bize hissettirdiklerini anlatalım… Ama Çamlıbel Köyü’ne doğru ilerlediğimizde, manzaranın güzelliği kadar insan eliyle yapılan değişimlerin etkisini de derinden hissettik.
Yol boyunca muazzam bir doğa manzarası size eşlik ediyor. Özellikle yüksekten Edremit Körfezi’ni izlemek, buraya gelmenin en güzel yanlarından biri. Köyün girişinde Tuncel Kurtiz’in mezarı yer alıyor. Sessiz ve sade bir noktada, hayatı gibi mütevazı bir yerde ebedi uykusunda…
Ancak köyün içine doğru ilerledikçe, bu sakinliğin yerini betonarme yapılar ve hızla çoğalan lüks konutlar alıyor. Otantik köy havası ne yazık ki kaybolmaya başlamış. Doğayla uyumsuz yapılaşma, köyün kimliğini gölgede bırakıyor.
Bu manzarayı gördüğümüzde içimizden yine bir “ah” çekmeden edemedik. Çünkü bu topraklarda sadece taş değil, tarih de işlenmiş. Ve tarih, korunmadığında yalnızca anlatılan bir hikâyeye dönüşüyor.
Tahtakuşlar Köyü Kültürünü Korumaya Devam Ediyor.
Çamlıbel Köyü’nden aşağı doğru inerken, yol üzerinde “Tahtakuşlar Köyü” tabelasını gördük. Hiç düşünmeden yönümüzü bu köye çevirdik. Daha girişte bizi karşılayan Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, bu köyün sıradan bir yer olmadığını hemen hissettirdi.
Müze, köyün tarihine ve kimliğine dair muazzam ipuçları barındırıyor. Mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederiz; çünkü yalnızca objeleri değil, bir halkın hafızasını da taşıyor.
Tahtakuşlar Köyü Etnografya Müzesi Ücretleri 2025 :
Yetişkin : 40 TL
Öğrenci : 30 TL
Tahtacı Türkmenlerinin İzinde...
Tahtakuşlar Köyü, 1800’lü yıllarda Tahtacı Türkmenleri tarafından kurulmuş. Köy halkının önemli bir kısmı Alevi inancına sahip ve Şaman geleneklerinin izlerini hâlâ yaşatıyorlar. Geçmişte Kaz Dağları’nın eteklerinde, “yurt” adını verdikleri keçe çadırlarda yaşarlarmış.
Bu kültürel miras bugün hâlâ köyün atmosferinde hissediliyor. Dar sokaklarında yürürken zamanın yavaşladığını, hayatın sadeleştiğini fark ediyorsunuz.
190 Yıllık Anıt Ağaç ve İkizler Çay Bahçesi
Tahtakuşlar Köyü’nün içinde yaklaşık 190 yıllık bir anıt ağaç bulunuyor. Sessizliğin ve köklü geçmişin simgesi gibi duruyor. Köyün üst kısımlarına çıktığınızda ise İkizler Çay Bahçesi ile karşılaşıyorsunuz. Burada bir çay molası verip doğayı seyretmek, yolculuğunuzu daha da anlamlı kılıyor.
Köylüler Ne Diyor?
Tahtakuşlar Köyü sakinleriyle sohbet ettiğimizde bizi en çok etkileyen şeylerden biri şu oldu:
“Burada yapılaşmaya kesinlikle izin vermiyoruz. Kültürümüzü ne kadar koruyabilirsek, o kadar var olabileceğiz.”
Bu sözler sadece bir duruş değil, aynı zamanda Kaz Dağları’nın bozulmamış nadir köylerinden biri olmanın nedeni.
Kaz Dağları Mıhlı Şelalesi'nde Serinleyin
Edremit Körfezi’nden Ayvacık yönüne ilerlerken, Küçükkuyu yakınlarında yer alan Mıhlı Şelalesi, doğaseverler için adeta gizli bir vaha gibi. Ama baştan söyleyelim: Oraya ulaşmak biraz sabır gerektiriyor.
Yollar oldukça bozuk ve dar, çoğu yer toprak yol ve zeytin ağaçlarıyla kaplı. Öyle ki birkaç noktada “Burada gerçekten şelale var mı?” diye sorguladığımız oldu. Ancak o zahmetli yolculuk, sonunda karşınıza çıkan Kaz Dağları’nın eteklerinden süzülen bu doğal güzellik ile tamamen anlam kazanıyor.
Mıhlı Şelalesi hakkında bilmeniz gereken her şeyi bu yazıda derledik — plan yapmadan önce mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederiz.
Mıhlı Şelalesi Giriş Ücreti 2025 :
Kişi Başı : 75 TL
Not : Şelalenin etrafında masalar var ama kendi yemeğinizi getirmek yasakmış. İçeride bir büfe var yemek oradan söylenmesi gerekiyormuş.
Altınoluk Cam Teras'tan Kaz Dağları'nın Muhteşem Manzarasını İzleyin
Altınoluk Cam Teras, Kaz Dağları ziyaretinizde mutlaka görmeniz gereken yerler arasında. Yukarı doğru çıkarken göreceğiniz manzaralar gerçekten muhteşem; havası da bir o kadar ferah. Ama belirtmek gerek: Yokuş oldukça virajlı ve epey yol almanız gerekiyor. Cam terasa vardığınızda, tam karşınızda Kaz Dağları Milli Parkı sizi karşılıyor. Yaz aylarında, orman yangınları sebebiyle milli park genellikle kapalı oluyor; ama birçok gezgin buraya dijital detoks yapmak için uğruyormuş. Girişin hemen yanında, belediyeye ait bir kafe var. Biz buradaki karadut suyunu özellikle tavsiye ederiz; gerçekten çok lezzetliydi.
- Milli parkın etrafında ATV turu yapabiliyorsunuz bu turun ücretini sorduğumuzda 1 saati 1000 TL olduğunu söylediler. (2025 fiyatı)
Altınoluk Cam Teras Giriş Ücreti 2025 :
Yetişkin : 60 TL
Öğrenci : 30 TL
Altınoluk Cam Teras Sabah Saat 11:00 ile 19:00 saatleri arasında faaliyet gösteriyor.
Not : Altınoluk Cam Teras’a doğru çıkarken Şahindere kanyonu bulunuyor. Burasının yolları gerçekten çok bozuk biz gitmeyi tercih etmedik. Siz değerlendirebilirsiniz.
Kaz Dağlarının Kalbinde Bir Hikaye Zeus Altarı
Zeus Altarı’na gittiğimizde buranın atmosferi gerçekten bizi etkiledi. Konum olarak Edremit Körfezi’ne yukarıdan bakan bir tepede yer alıyor ve manzara gerçekten nefes kesici. Homeros’un İlyada Destanı’nda bahsettiği gibi, tanrıların Troia Savaşı’nı buradan izlediği söyleniyor. Tanrıların Tanrısı Zeus’un da burada yaşadığına inanılıyor. O yüzden bu alan, mitolojiyle ilgilenenler için oldukça büyülü bir yer.
Altar alanı, Dede Tepe denilen bölgedeki büyük bir kaya kütlesi üzerine kurulmuş. Kayaya oyularak yapılmış basamaklardan yukarı çıkılıyor. Tepede oturma alanları, sunak nişleri ve oyularak oluşturulmuş bir sarnıç var. Bu sarnıcın adı “Zeus Mağarası” olarak geçiyor ve hala içinde su bulunuyor. Buraya adım attığınızda hem doğanın hem de geçmişin izlerini hissediyorsunuz.
Tam altarın hemen yanında ise Çanakkale Savaşı’na katılmış olan Erdem Dede’nin yatırına rastlıyorsunuz. Antik dönemden günümüze kadar uzanan bu kutsallık hali, bölgeyi sadece bir tarihi alan değil, aynı zamanda bir inanç ve anlam mekanı haline getiriyor.
Tarihi Adatepe Köyü'nde Rum Mimarisinin Derinliklerine Dalın
Adatepe Köyü’ne vardığınızda zaman sanki duruyor. Kazdağları’nın güney eteklerinde, zeytinliklerin içinde saklanmış bu taş evli köy, hem geçmişin izlerini taşıyor hem de huzurun tanımını yapıyor.
1924’teki nüfus mübadelesiyle Rumlar göç etmiş, yerine Girit’ten gelen Türkler yerleşmiş. Bu yüzden her sokakta çok kültürlü bir geçmişin kokusu var. İki katlı taş evler, iç avlular, gölgeli sokaklar… Her şey öyle sade ve öyle yerli yerinde ki kendinizi bir film karesinde gibi hissediyorsunuz.
1980’lerden sonra köyü keşfeden birkaç duyarlı insan sayesinde harabeler restore edilmiş ve geleneksel mimari korunarak hayata dönüştürülmüş. Bugün yerliler ve yeni yerleşenler bir arada, uyum içinde yaşıyor.
Adatepe’nin meydanındaki iki yaşlı çınar, köyün kalbi gibi. Altına oturduğunuzda sadece gölgede değil, geçmişin kucağında dinleniyorsunuz.
Kaz Dağları İçinde Saklı Cennet Yeşilyurt Köyü
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Yeşilyurt Köyü’ne gittiğimizde havanın değiştiğini hissettik Kaz Dağları’nın eteklerinde saklı bu köy, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği nadide bir cennet gibiydi.
Dar taş sokaklarında yürürken zamanın yavaşladığını hissettik Taş evler, yemyeşil zeytinlikler arasında sessizliği ve huzuru tattık Halkın samimiyeti ve köyün korunan dokusu bize buranın sadece bir yer değil, yaşayan bir tarih olduğunu gösterdi Kaz Dağları seyahatinizde mutlaka uğranması gereken yerlerden biri kesinlikle Yeşilyurt oldu
KAZ DAĞLARI YÖRESEL ÜRÜN LİSTESİ - Nereden Ne Alınır?
Kaz Dağları sadece doğasıyla değil, yerel ürünleriyle de büyülüyor. Her köyde ayrı bir tat, her tezgâhta başka bir emek gizli. Eğer siz de bizim gibi dönerken bagajı lavanta, zeytinyağı ve ballarla dolduranlardansanız, bu liste tam size göre.
Ege’nin Muhteşem Lezzeti Kabak Çiçeği Dolmasını Tatmayı Unutmayın
Kaz Dağları Balı
Yüksek rakımı, bitki çeşitliliği ve ilaçsız doğası sayesinde buranın balı güçlü bir aromaya sahip.
Nereden alınır: Zeytinli Pazarı, Tahtakuşlar Köyü, yol kenarındaki köylü tezgahları
Soğuk Sıkım Zeytinyağı
Edremit Körfezi zeytinyağıyla meşhur, ancak Kaz Dağları çevresindeki butik üreticilerden alınanlar daha karakterli bir tada sahip.
Nereden alınır: Çamlıbel ve Yeşilyurt köylerindeki küçük işletmeler, Havran yolunda bulunan Nermin Hanım Zeytinliği’ni de tavsiye ederiz.
Dağ Kekikleri ve Kurutulmuş Otlar
Kendi topladıkları otları kurutup satan, Kaz Dağları’nda yaşayan köylü halk sayesinde çok kaliteli kekik ve adaçayı bulmak mümkün
Ev Yapımı Reçeller ve Tarhanalar
Sabah kahvaltısında tattığınız reçelin tadı damağınızda kalacak. Yanınıza almak isteyeceğiniz şeylerden biri olacak.
Nereden alınır: Tahtakuşlar kadın üretici tezgahları, Zeytinli merkezdeki köy ürünleri dükkânları.
Zeytinyağlı Sabun ve El İşleri Hediyelikler
Zeytinyağından yapılan doğal sabunlar, köy kadınlarının el emeği hediyelikleri bölgeye özgü.
Nereden alınır: Yeşilyurt köyü merkezinde yer alan küçük dükkanlar, Adatepe’deki atölyeler, Küçükkuyu sahilindeki pazarcılar.
Karadut Özü
Kaz Dağları çevresinde üretilen katkısız karadut özü, hem kahvaltılarda hem de şifa niyetine tüketiliyor. Özellikle yaz aylarında, sıcak havalarda serinletici etkisiyle köy kahvelerinde bile karşınıza çıkabilir.
Nereden alınır: Edremit Körfezi boyunca gördüğünüz her yerden alabilirsiniz.
Bizi Takip Etmeyi Unutmayınız 🙂
