Balıkesir Havran Nasıl Bir Yer?
Balıkesir Havran'ı Keşfediyoruz (Seyit Onbaşı'nın Memleketi)
→ Ne İşin Var Oralarda Ekibi Güncellendi: ♥ 05 Eylül 2025
Edremit Körfezi’nin en güzel köşelerinden biri, şüphesiz Balıkesir’in saklı cennetlerinden Havran’dır. Körfez bölgesine çok yakın olmamasından dolayı genellikle fazla ziyaret edilmez. Peki, Balıkesir Havran nasıl bir yer? Biz bu özel yeri keşfetmek için Havran’ın içlerine doğru yol aldık; harika hikâyeler dinledik, Havran’ı daha yakından anlamaya çalıştık. Şimdi ise tüm notlarımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Havran’ a Nasıl Gidilir?
Havran, Edremit Körfezi’nin iç kısmında yer alıyor ve bölgeye ulaşım oldukça kolay. Balıkesir şehir merkezine yaklaşık 100 km, Edremit’e ise 40 km uzaklıkta.
Özel araçla gitmek en rahat yöntem. Kaz Dağları yönünden gelirken, manzaralı yollar üzerinden köyleri keşfetmek mümkün. Toplu taşıma ile gelmek isteyenler için Edremit otogarından kalkan minibüsler Havran’a düzenli seferler yapıyor.
Havran’ı Anlamak
Havran’ın tarihi çok eskiymiş. İlk yerleşenler Lelegler ve Pelasglar imiş. M.Ö. 546’da Lydia Devleti, Persler tarafından yıkılınca, bölge de Pers egemenliğine geçmiş. M.Ö. 334’te Makedonyalı İskender, Uludağ’dan Kaz Dağları arasındaki Mysia Bölgesi’ni ele geçirmiş. Sonrasında Bergama Krallığı burada hâkimiyet kurmuş.
1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Türkler buraya yerleşmeye başlamış. 1280’de Karesi Bey kısa sürede hâkimiyet kurmuş ve bölge kesin olarak Türklerin eline geçmiş. 1402’de Timur’un askerleri, Havran’ı talan etmiş; yıllarca barış içinde yaşayan şehir yakılıp yıkılmış. Onarılınca da “Huriler Diyarı” anlamına gelen Havran adını almış.
Havran, sadece tarihî olaylarla değil, kahramanlarıyla da ünlüymüş. Çanakkale’de 276 kg top mermisini kaldıran Koca Seyit Onbaşı ve Ömer Çavuş Havranlıymış. Milli Mücadele sırasında da Havranlılar, Edremit Kuvâ-yi Milliye Teşkilatı’nda görev almışlar. 1 Nisan 1957’de ise Havran resmi olarak ilçe olmuş.
Zeytin ve Zeytinyağı Bu Toprakların Baş Mimarıdır
Öyle bir yer düşünün ki, ufka kadar uzanan zeytin ağaçlarıyla kaplı; her köyünde farklı bir yaşamın izlerini taşıyan, insanlarıyla sıcacık sohbetler kurabileceğiniz bir diyar… Burası, Edremit Körfezi’nin sakin bir köşesinde, denizden gelen esintinin zeytin dalları arasında dolaştığı, nefesinize oksijen olarak karıştığı Havran’dır.
Ama Havran sadece zeytinle anılmaz. Verimli topraklarında mandalin, şeftali, domates ve birçok sebze yetişir; köylerinde hayvancılık yapılır. Bölge, peynir ve süt ürünleriyle de ünlüdür. Havran’ın en meşhur lezzetleri arasında leblebi ve höşmerim gelir. Ayrıca köylerde mandıracılık çok yaygındır, taze süt ve peynir kültürü hâlâ yaşamaktadır.
ZEYTİN AĞACI KESİLİRSE UMUT DA KURUR…
Binlerce yıl boyunca insanlığa hayat veren, “ölmez ağaç” olarak bilinen zeytin ağacı, bugün de şifa kaynağı olmaya devam ediyor.
Dünyanın en faydalı meyvelerinden biri olan zeytinin faydalarını saymakla bitiremeyiz. Doğanın ve insanlığın, “ÖLMEZ AĞAÇ”a her zamankinden daha çok ihtiyacı var.
Kaz Dağları gezimiz sırasında karşılaştığımız manzaralar ise bizi derinden üzdü.
Lütfen, hiçbir ağacı kesmeyelim; doğaya zarar vermekten kaçınalım.
Bu konuya değinmeden geçmek, bu yazının anlamını yitirmesi demek olurdu.
Havran’ın En Meşhur Köyleri
Kaz Dağları gezimiz sırasında öyle güzellikler keşfettik ki… Turistik köyler genellikle Çanakkale yönünde yoğunlaşmış; Çamlıbel, Tahtakuşlar, Adatepe Köyü, Yeşilyurt köyü ve Mıhlı Şelalesi en çok ziyaretçi çeken yerler olarak öne çıkıyor.
Havran tarafına doğru ilerlediğimizde ziyaretçi sayısının azaldığını fark ettik, ama bunun yerine köylerin yerel kültürünü koruyan insanlar çoğalmış. Buradaki köylerde nüfus her geçen gün azalıyor olsa da, yaşayanlar geleneklerini ve günlük hayatlarını sürdürüyormuş.
Havran’ın En Kalabalık ve Meşhur Köyleri;
Kocaseyit Köyü (Seyit Onbaşı’nın Köyü)
Çamdibi
Temaşalık (Kaz Dağları manzaralı)
Camiikebir
Büyükdere
Fazlıca
Havran’da Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler
Havran’ın çok fazla turistik noktası olduğunu söyleyemeyiz ama ilçenin derinliklerine indiğinizde aslında ne kadar değerli bilgiler ve hikâyelerle karşılaşabileceğinizi görüyorsunuz. Özellikle köy halkıyla uzun sohbetler yaptık, hayat hikâyelerini dinledik ve Havran’ın ruhunu hissettik.
Havran’da mutlaka görmeniz gereken yerler ise şunlarmış:
Kocaseyit Anıtı ve Müzesi (Kocaseyit Köyü’nde)
Tarihi Belediye Konağı
Havran Kent Müzesi
Terzizade Saadettin Bey Konağı (Atatürk ve Seyit Onbaşı Müzesi)
Tarihi Havran Mezar Taşları
Tarihi Havran Evleri
Özaydınlar Konağı
İnboğazı (İnönü) Mağarası
Çanakkale Kahramanı Seyit Onbaşı’nın hikayesini ve gerçek fotoğraflarını görmek isterseniz, Havran Belediyesi’nin hazırladığı özel çalışma mutlaka ziyaret edilmeli.
Havran’da Nüfusu Azalan Köylere de Rastladık
Ülkemizde köylerden şehirlere göçün artığı malum. Ne yazık ki bu durum, köylerin nüfusunu giderek azaltıyor. Biz de elimizden geldiğince köylere ziyaret edip, yerel yaşamı anlamaya çalışıyoruz.
Havran’da da buna benzer köylere rastladık. Özellikle İnönü Köyü, Sarnıç Köyü, Karalar ve Taşarası gibi yerlerde nüfusun azaldığını gördük. Yine de buradaki insanlar geleneklerini sürdürmeye devam ediyormuş; köy hayatının sıcaklığını ve samimiyetini hissetmek mümkünmüş.
Kaz Dağları’ndan Gelen Mucize: Eybek Suyu
Havran’da Eybek Suyu’nun kaynağıyla karşılaştık. Suyu içtiğinizde sadece susuzluğunuz gitmiyor; Kaz Dağları’nın temiz oksijenini ve doğasının huzurunu hissediyorsunuz.
Eybek Suyu, bu toprakların tarihini ve kültürünü taşıyan özel bir kaynak. Saf lezzeti ve doğal mineralleriyle Havran’ın ve Türkiye’nin en değerli içme sularından biri. Eğer yolunuz Havran’a düşerse, bu deneyimi mutlaka yaşayın.
Havran’da Ne Yenir?
Havran’a yolumuz bir cuma günü düştü ve tam o gün kurulan Havran Pazarı’nı gezdik. Meydanda, Ege kültürünün tüm renklerini ve lezzetlerini bir arada görmek mümkün. Her cuma tam meydanda kurulan pazar, yerel halk ve ziyaretçiler için buluşma noktası olmuş.
Pazarda, höşmerim, lokum, leblebi, peynir çeşitleri gibi Ege’ye özgü tatlar bulunuyor. Ayrıca mandalina, nar, incir ve karadut gibi bu toprakların en bilinen meyvelerini de deneyebilirsiniz. Ege’nin taze ve doğal lezzetleri, Havran’da kendini tam olarak hissettiriyor.
Kabak Çiçeği Dolmasına Bayıldık
Havran’da Kabak Çiçeği Dolması, Ege mutfağının en özel lezzetlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bizim için unutulmaz bir deneyim oldu ve yolunuz buraya düşerse mutlaka denemenizi tavsiye ederiz.
Bir diğer özel tat ise Kaburga Dolması. Bazı yörelerde “Sura” olarak da bilinen bu lezzeti tatmadan Havran’dan ayrılmamak gerekiyor. Hem yöresel hem de damak zevkine hitap eden bu yemekler, Havran mutfağının ne kadar zengin olduğunu gösteriyor.
Havran’da Karşınıza Çıkabilecek Yerel Kelimeler
Instagram’da sıkça rastladığımız Balıkesirli kelimeler ve videoları, Havran’a doğru ilerleyince yerel halkın ağzından fazlasıyla duyduk. Önceden bilmenizde fayda var, yoksa size biraz tuhaf gelebilir. İşte en çok karşılaşacağınız kelimeler:
Sağdıç → Sadıç
Yalım → Galiba, herhalde
Zere → Boşuna, boş yere
Bakalak olmak → Göz kulak olmak
Kız Birader → Kız kardeş
Vere → Sürekli yapılan şeyler (Örn: “Bu da vere konuşuyor yanımda”)
Bakam → “Bakalım” anlamında, en yaygın kullanılan kelime (Örn: “Ge bakam bure” → Gel bakalım buraya)
Geti ge → Buraya getir
Kovalak → Korkak, pısırık (Örn: “Govalak govalak gonuşma”)
Dada → Bebek, çocuk
Yavuz → İyi, güzel
Sersem uyuşuk → Seme
Fırlatmak → Fıydırmak
Havran’da Neler Hissettik – SON SÖZ-
Bizim memleketimizin her yeri ayrı güzel, her yerin kendine has bir ruhu ve güzelliği var. Ama Kaz Dağları ve Edremit Körfezi gerçekten çok başka. Tarihiyle, doğasıyla insanı hemen büyülüyor.
Buralara geldiğimizde elbette en çok gezilen turistik noktaları da gördük. Ama Havran gibi daha az ziyaret edilen, yerel kültürü ve yaşamı daha yakından hissedebileceğimiz bir yerde bulunmak bizi gerçekten mutlu etti. Harika bir deneyimdi. Gezmek ve görmek güzel, ama gezip görürken orada yaşamak, anlamak ve hissetmek bambaşka bir duyguymuş.
Havran’dan İzmir yönüne doğru yolunuz düşerse, mutlaka Dikili bölgesi ve Bademli Köyü’nü de de görmenizi tavsiye ederiz.
Instagram’a da bekleriz 🙂
